Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
toad spit
Toxic agent
rolled in
rasgar (material)
general studies
Testbericht
open compressor
assistant prosector
Mehrphasennetz
trailing vortex
throw someone
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
"throw someone"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
throw someone out of the house
i.
evden kovmak
2
Genel
throw someone off balance
f.
birinin dengesini kaybetmesine sebep olmak
3
Genel
throw someone off balance
f.
birini şaşırtmak
4
Genel
throw someone into jail
f.
birini hapse atmak
5
Genel
throw someone a smile
f.
birine tebessüm etmek
6
Genel
throw someone out of work
f.
birinin işsiz kalmasına sebep olmak
7
Genel
threaten to throw someone in the river
f.
nehre atmakla tehdit etmek
8
Genel
throw someone out of the house
f.
evden atmak
9
Genel
throw someone out of a window
f.
birisini pencereden atmak
10
Genel
throw a snowball at someone
f.
birine kartopu atmak
11
Genel
throw something at someone
f.
birine bir şey atmak
12
Genel
throw someone in a dumpster
f.
birini çöp konteynırına atmak
13
Genel
throw someone in a dumpster
f.
birin çöp konteynerine atmak
14
Genel
throw someone out of the class
f.
birini sınıftan atmak
Öbek Fiiller
15
Öbek Fiiller
throw up on someone
f.
birinin üstüne kusmak
16
Öbek Fiiller
throw up on someone
f.
birinin üzerine kusmak
17
Öbek Fiiller
throw something at someone
f.
birine bir şey atmak
18
Öbek Fiiller
throw someone out of something
f.
birini bir yerden atmak
19
Öbek Fiiller
throw in with someone
f.
bir araya gelmek
20
Öbek Fiiller
throw in with someone
f.
birlikte/beraber bir şey yapmak
21
Öbek Fiiller
throw in with someone
f.
birine katılmak
22
Öbek Fiiller
throw something back to someone
f.
bir sorunu birine iade etmek
23
Öbek Fiiller
throw something back to someone
f.
birine bir şeyi geri atmak
24
Öbek Fiiller
throw someone out of some place
f.
birini bir yerden dışarıya atmak
25
Öbek Fiiller
throw something back at someone
f.
bir problemi birine geri paslamak
26
Öbek Fiiller
throw something back at someone
f.
bir sorunu tekrar birinin omzuna yüklemek
27
Öbek Fiiller
throw something at someone
f.
(bir şeyi bir şeye) doğru fırlatmak
28
Öbek Fiiller
throw something at someone
f.
(birine bir şey) atmak
29
Öbek Fiiller
throw something at someone
f.
(bir şeyi bir şeyin) üstüne atmak
30
Öbek Fiiller
throw something at someone
f.
(birine bir şey) fırlatmak
31
Öbek Fiiller
throw someone or something over someone or something
f.
birini/bir şeyi birinin/bir şeyin tepesinden atmak
32
Öbek Fiiller
throw someone or something over someone or something
f.
birini/bir şeyi birinin/bir şeyin üzerinden atmak
33
Öbek Fiiller
throw someone or something over someone or something
f.
birini/bir şeyi birinin/bir şeyin yükseğinden atmak
34
Öbek Fiiller
throw (someone or something) out of (something or some place)
f.
(birini/bir şeyi bir şeyden/bir yerden) dışarı fırlatmak
35
Öbek Fiiller
throw (someone or something) out of (something or some place)
f.
(birini/bir grubu bir şeyden/bir yerden) defetmek
36
Öbek Fiiller
throw away on (someone or something)
f.
boşa harcamak
37
Öbek Fiiller
throw (someone or something) out of (something or some place)
f.
(birini/bir şeyi bir şeyden/bir yerden) dışarı atmak
38
Öbek Fiiller
throw to (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) doğru savurmak
39
Öbek Fiiller
throw (someone or something) out of (something or some place)
f.
(birini/bir grubu bir şeyden/bir yerden) atmak
40
Öbek Fiiller
throw (someone or something) into (something)
f.
(birini/bir şeyi bir duruma) getirmek
41
Öbek Fiiller
throw (someone or something) out of (something or some place)
f.
(birini/bir grubu bir şeyden/bir yerden) zorla atmak
42
Öbek Fiiller
throw to (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) fırlatmak
43
Öbek Fiiller
throw (someone or something) into (something)
f.
(birini/bir şeyi bir duruma) sevketmek
44
Öbek Fiiller
throw up to (someone or something)
f.
yukarıdaki (birine/bir şeye) doğru atmak/fırlatmak
45
Öbek Fiiller
throw to (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) atmak
46
Öbek Fiiller
throw (someone or something) into (something)
f.
(birini/bir şeyi bir şeye) atmak
47
Öbek Fiiller
throw (someone or something) out of (something or some place)
f.
(birini/bir grubu bir şeyden/bir yerden) zorla çıkarmak
48
Öbek Fiiller
throw (someone or something) out of (something or some place)
f.
(birini/bir grubu bir şeyden/bir yerden) çıkarmak
49
Öbek Fiiller
throw away on (someone or something)
f.
israf etmek
50
Öbek Fiiller
throw (someone or something) into (something)
f.
(kendini/birini/bir şeyi bir şeye) adamak
51
Öbek Fiiller
throw (someone or something) into (something)
f.
(birini/bir şeyi bir şeyin) içine atmak
52
Öbek Fiiller
throw (someone or something) into (something)
f.
(birini/bir şeyi) aniden/zorla (bir duruma/pozisyona) sokmak
Konuşma Dili
53
Konuşma Dili
throw the book of rules at someone
f.
paylamak
54
Konuşma Dili
throw the book of rules at someone
f.
cezalandırmak
55
Konuşma Dili
throw the book of rules at someone
f.
sorumluluk yüklemek
56
Konuşma Dili
throw the book of rules at someone
f.
birini suçlamak
57
Konuşma Dili
throw the book of rules at someone
f.
suç yüklemek
58
Konuşma Dili
throw the book of rules at someone
f.
azarlamak
59
Konuşma Dili
throw up on someone
f.
birisinin üzerine kusmak
Deyim
60
Deyim
throw someone to the wolves
f.
kurban etmek
61
Deyim
throw someone to the wolves
f.
birini kurban etmek
62
Deyim
throw someone a curve
f.
ters köşe yapmak
63
Deyim
throw oneself at someone's feet
f.
birinin kulu kölesi olmak
64
Deyim
throw the book at someone
f.
birini en ağır cezaya çarptırmak
65
Deyim
throw someone for a loop
f.
birini eşekten düşmüş karpuza döndürmek
66
Deyim
throw someone for a loop
f.
köşeye sıkıştırmak
67
Deyim
throw in someone's teeth
f.
başına kakmak
68
Deyim
throw someone to the lions
f.
(birini) ateşe atmak
69
Deyim
throw someone to the lions
f.
aslanın ağzına atmak
70
Deyim
throw someone to the wolves
f.
kurtlara atmak
71
Deyim
throw someone to the wolves
f.
aslanın ağzına atmak
72
Deyim
throw someone to the wolves
f.
yüz üstü bırakmak
73
Deyim
throw someone to the wolves
f.
(birini) ateşe atmak
74
Deyim
throw oneself upon someone's mercy
f.
(yargının merhametine vb.) sığınmak
75
Deyim
throw oneself upon someone's mercy
f.
yargıya sığınmak
76
Deyim
throw someone out on one's ear
f.
kulağından çekip dışarı atmak
77
Deyim
throw someone in the drink
f.
birisini denize/okyanusa atmak
78
Deyim
throw something into someone's face
f.
(bir şeyi) birinin yüzüne vurmak
79
Deyim
throw something in someone's face
f.
(bir şeyi) birinin yüzüne vurmak
80
Deyim
throw oneself at someone
f.
kendini birinin kollarına atmak
81
Deyim
throw someone to the dogs
f.
birini yüzüstü bırakmak
82
Deyim
throw someone to the dogs
f.
birini kurtlar sofrasına atmak
83
Deyim
throw insults at someone
f.
birine hakaretler yağdırmak
84
Deyim
throw someone for a loop
f.
birini şok etmek
85
Deyim
throw someone for a loop
f.
birini çok şaşırtmak
86
Deyim
throw someone for a loop
f.
aklını başından almak
87
Deyim
throw someone for a loss
f.
şaşırtmak
88
Deyim
throw someone for a loss
f.
dili tutulmak
89
Deyim
throw someone for a loss
f.
kafasını karıştırmak
90
Deyim
throw someone's name around
f.
tanımadığı halde ünlü birinin adını vererek prim yapmaya çalışmak
91
Deyim
throw someone's name around
f.
ünlü birinin ismini vererek etiket yapmak
92
Deyim
throw oneself at someone's feet
f.
birinin ayaklarına kapanmak
93
Deyim
throw a party for someone
f.
birisi için bir parti vermek/düzenlemek
94
Deyim
throw someone a curve/curveball
f.
kandırmak
95
Deyim
throw someone a curve/curveball
f.
şaşırtmak
96
Deyim
throw someone a curve/curveball
f.
falsolu atmak
97
Deyim
throw someone a curve/curveball
f.
falsolu vurmak
98
Deyim
throw someone a curve/curveball
f.
ters köşeye yatırmak
99
Deyim
throw someone a curve/curveball
f.
yanıltmak
100
Deyim
throw someone a bone
f.
ağzına bir parmak bal çalmak
101
Deyim
throw someone a bone
f.
ağzına bal çalmak
102
Deyim
throw someone off the track
f.
izini kaybettirmek
103
Deyim
throw someone off the trail
f.
izini kaybettirmek
104
Deyim
throw someone off the track
f.
yolundan saptırmak
105
Deyim
throw someone into confusion
f.
şaşkınlığa düşürmek
106
Deyim
throw someone into confusion
f.
kafasını karıştırmak
107
Deyim
throw someone a bone
f.
ödül/mükafat vermek veya şevklendirmek
108
Deyim
throw someone a bone
f.
uzun bir bekleyişten sonra biriyle ilgilenmek
109
Deyim
throw someone a bone
f.
(mecazi) birini görmek
110
Deyim
throw someone to the wolves
f.
aç kurtların önüne atmak
111
Deyim
throw someone a curve (us)
f.
yanıltmak
112
Deyim
throw someone a curve (us)
f.
tersköşe yapmak
113
Deyim
throw someone a curve (us)
f.
birine beklemediği bir soru sormak
114
Deyim
throw someone a bone
f.
birini önüne kemik atmak
115
Deyim
throw oneself on the mercy of someone
f.
merhamet için yalvarmak
116
Deyim
throw someone off stride [usa]
f.
(birinin) yürümeye veya koşmaya devam etmesine engel olmak
117
Deyim
throw someone off his/her stride [usa]
f.
şaşkına döndürmek
118
Deyim
throw someone a kiss
f.
öpücük atmak
119
Deyim
throw someone off stride [usa]
f.
şaşkına döndürmek
120
Deyim
throw someone off his/her stride [usa]
f.
(birinin) yürümeye veya koşmaya devam etmesine engel olmak
121
Deyim
throw oneself at someone
f.
birinin dikkatini çekmek için yarışmak
122
Deyim
throw oneself at someone
f.
ayaklarına kapanmak
123
Deyim
throw oneself at someone
f.
birinin sevgisini kazanmak için debelenmek
124
Deyim
throw (oneself) at (someone's) head
f.
(birinin) peşinden ayrılmamak
125
Deyim
throw oneself at someone
f.
birinin sevgisini kazanmaya çalışmak
126
Deyim
throw (oneself) at (someone's) head
f.
(birinin) peşinde koşmak
127
Deyim
throw oneself at someone
f.
birinin ilgisini çekmeye çalışmak
128
Deyim
throw (oneself) at (someone's) head
f.
(birinin) sevgisini kazanmaya çalışmak
129
Deyim
throw (oneself) at (someone's) head
f.
(birinin) peşinden koşmak
130
Deyim
throw (someone) a googly [uk]
f.
(birine) şaşırtıcı bir soru sormak, bilgi vermek
131
Deyim
throw (someone) a googly [uk]
f.
(birinin) kucağına bombayı bırakmak
132
Deyim
throw (someone) a googly [uk]
f.
(birini) şaşkına çevirmek
133
Deyim
throw (someone) a googly [uk]
f.
(birine) ummadığı bir soru sormak, bilgi vermek
134
Deyim
throw a scare into (someone)
f.
(birinin) içine endişe/kaygı salmak
135
Deyim
throw a scare into (someone)
f.
(birinde) bir sarsıntı yaratmak
136
Deyim
throw a scare into (someone)
f.
(birinin) içine huzursuzluk düşürmek
137
Deyim
throw a scare into (someone)
f.
(birinin) içine korku salmak
138
Deyim
throw a scare into (someone)
f.
(birini) sarsmak
139
Deyim
throw a scare into (someone)
f.
(birini) korkutmak
140
Deyim
throw a scare into (someone)
f.
(birinin) huzurunu kaçırmak
141
Deyim
throw a scare into (someone)
f.
(birini) tedirgin etmek
142
Deyim
throw a scare into (someone)
f.
(birinin) içine korku düşürmek
143
Deyim
throw something in someone's face
f.
bir şeyi birinin suratına püskürtmek
144
Deyim
throw in someone's face
f.
birinin yüzüne vurmak
145
Deyim
throw something in someone's face
f.
bir şeyi birinin suratına fırlatmak/atmak
146
Deyim
throw something in someone's face
f.
bir şeyi birinin yüzüne vurmak
147
Deyim
throw something into someone's face
f.
bir şeyi birinin suratına püskürtmek
148
Deyim
throw something into someone's face
f.
bir şeyi birinin yüzüne vurmak
149
Deyim
throw something into someone's face
f.
bir şeyi birinin suratına fırlatmak/atmak
150
Deyim
throw something into someone's face
f.
birinin yüzüne su çarpmak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of throw someone
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy